Programcıyım, Yönetici Değil!

Türkiye’de genç programcı adaylarının kariyer planlaması şu şekilde:
Üniversite »» Birkaç yıl programcılık »» Proje yöneticiliği »» Bölüm yöneticiliği »» Bölüm müdürlüğü

Benim kariyer planlamam şöyle:
Üniversite »» Ömür boyu programcılık

Ben programcıyım, yönetici değilim!
Üniversitede eğitimini almadığım birşey nasıl olabilirim? Neden programcıların çoğu bir yerlere yönetici ya da müdür olmak istiyor? Bunun açıklaması kolay: daha fazla maaş alacaklarını düşündükleri ya da pozisyon itibariyle daha fazla dikkate alınmak istedikleri için.

Herşeyin statü sembolleri ile ölçüldüğü bir toplumda programcıların daha fazla para kazanmak için yönetici olma sevdalarını ayıplamıyorum. Bu sadece programcılar için geçerli bir durum değil. Benim ayıpladığım programcının bu uğurda ruhunu satmasıdır. Eğer bir insan programcı oldu ise, bu işe gönül verdiği için olmuştur. Mecburiyetten olan programcı zaten programcı sayılmaz. Eğer yaptığı işi sevmiyorsa, bırakıp başka bir iş yapması mübahtır. Aldığı para kendisini tatmin etmiyorsa, benim kişisel olarak yapabileceğim birşey yok (ama daha fazla nasıl kazanabileceğine daha sonra değineceğim). Ama bu işin birde manevi tarafı yok mu? Haz alarak yaptığı bir iş insanı mutlu etmez mi? Neden daha fazla maaş, insanı mutlu eden bir işe tercih edilir ki? Bunu anlamam çok zor.

Yöneticilik ya da müdürlük öyle her babayiğidin harcı değildir. Yönetici olmak isteyen programcılar bunu bilmiyor galiba. Bu işin bir defa eğitimini almak gerekir. Yönetim kademesindeki insanların liderlik, çalışanlara örnek olma, onları motive etme, güçlü iletişim gibi vasıflara ihtiyacı vardır. Çok ağır şartlarda çalışıp, neticesi geniş kapsamlı kararlar vermek zorunda kalırlar. Üstlerinde büyük sorumluluk taşırlar. Daha fazla maaşı hak ederler, ama bedelini de öderler.

Saydığım bu sebeplerden dolayı yöneticiliğe talip değilim. Ben bu işten anlamam. Ben bildiğim işi yapmayı yeğlerim. Programcıyken, yöneticiliğe soyunanlara da kazaları mübarek olsun derim.

Programcılar Yönetici Olmaya Zorlanıyor

Ömür boyu programcı olarak çalışmak isteyenler de yok değil. Nedendir bilmiyorum ama Türkiye’de „insan kırk yaşından sonra programcı olarak çalışmaz“ kanısı oluşmuş. Yaşlı programcılara kötü gözle bakıldığı bir toplum içinde yaşıyoruz. Hala bir baltaya sap olamamış ve programcılık yapıyor denilebiliyor. Aman allahım, inanılacak gibi değil!

Bu şartlar altında programcıların üzerinde yönetici olma doğrultusunda baskı oluşmuyor değil. Lakin bu baskıya karşı koyup, programcının programcı olarak yoluna devam etmesi şarttır. Programcının gönlünde yatan aslan bellidir. Programcılar kendi kariyer planlamalarını kendileri yapmalı, başkalarının buna müdahele etmesine karşı koymalıdırlar. Müdahele olduğunda buna baş kaldırıp, dik durmalı ve statükolarını korumalıdırlar. Yoksa sonuç bellidir: yaptığı işten memnun olmayan bir sürü eski programcı yönetici.

Bunun yanısıra birde firmalardaki kariyer yapma imkanlarına göz attığımızda, çoğu programcıya yönetici olmaktan başka seçenek kalmadığını görmekteyiz. Avrupa ve Amerika’da durum çok farklıdır. Büyük yazılım firmalarına baktığımızda, ömür boyu mühendis kalınabildiği, bu konuda uzmanlaşma imkanı veren kariyer patikalarının olduğunu görmekteyiz. Bunun bir örneğini IBM’in çalışanlarına sunduğu Distinguished Engineer olma imkanı teşkil etmektedir.

Programcılar Mutlu Değil

Programcılar ne yazık ki yaptıkları işten memnun ve mutlu değiller. Devamlı günü kurtarmaya çalışmak, verilen emeğe ilgi ve saygının olmaması, fazla mesai yapmaya zorlamalar programcının içindeki şevki kırabilir. Ama bir programcı yöneticiliğe upgrade yaptığında durum farklı mı olacaktır? Pek zannetmiyorum. Öyleyse gönül verdiğimiz işi yapacak şekilde ortam hazırlamaya bakalım.

Programcılar İşsiz Kalmaz

Programcılar şarap gibidir. Kendilerini geliştirmeleri, ustalaşmaları şartıyla yaşlandıkça kıymetlenirler. Yetkin bir programcının piyasada işsiz kalması imkansızdır. Herhangi bir işi yapan bir yöneticinin işsiz kalma ya da işten çıkarılma rizikosu yetkin bir programcıdan çok daha yüksektir. Yetkin bir programcıyı kolay kolay kimse işten çıkartamaz. Geliştirdiği uygulama hakkında o kadar çok bilgiye sahiptir ki yeri kolay kolay doldurulamaz. Yetkin programcılar piyasada freelancer olarak çalışıp, maaşlarının birkaç katı fazlasını kazanabilirler.

Bu kadar uzman progragramcının arandığı bir piyasada kim ne yapsın yöneticiliği. Programcılık güzel ve geleceği olan bir meslektir. Kıymetini bilelim.

EOF (End Of Fun)
Özcan Acar

Share Button
0.00 avg. rating (0% score) - 0 votes

15 Comments

  • Mesut

    08 Mayıs 2012

    Belirttiginiz sebepler icin bende de yonetici olmak fikri ve istegi var. (“daha fazla maaş alacaklarını düşündükleri ya da pozisyon itibariyle daha fazla dikkate alınmak istedikleri için”)
    Dikkatimi guzel noktalara cektiniz. Tesekkurler

  • alp

    08 Mayıs 2012

    Bu bahsesttikleriniz destekler nitelikteki sozlerden “Soner Terek” de bahsediyor. Microsoft tarafinda “Distinguished Engineer” unvani verilmis uzun muddet yoneticilik de yapmis. “Lakin benim gonlumde yazilim gelistirme, kod yazma var. toplantilardan, yogun is temposundan pek haz alamadigim icin tekrar yazilim gelistirmeye dondum” diyor. yoneticiligi birakip gelistirici olarak devam ediyrmus.
    Sanirim sihirli sozcukler “sevdigin sey (is)”

  • Uğur Tılıkoğlu

    09 Mayıs 2012

    Özcan Bey merhaba,

    Ben de maalesef zorla yönetici yapılan, belki yöneticilik yaptığım süre boyunca da başarılı olan, ancak sonunda bu işi zorla yaptığımı ve sevmediğimi farkedip tekrar gerçek işine dönen bir programcıyım. Şu anda da yaşadığım en büyük sıkıntılardan bir tanesi, sizin de altını çizdiğiniz gibi “teknik insanlar tarafından belirlenmeyen” programcılık kariyer haritası. 30 yaşındayım, mevcut işimde çalışmaya devam ettiğim takdirde 50 yaşına kadar aynı pozisyonda çalışmak zorundayım :) bir sonraki adımı sorduğumda, “yönetici olmalısın” cevabını alıyorum.

    Galiba içimizden bazı programcıların yönetici olması, bu yanlışları düzeltmesi ve tekrar programcılığa geri dönmeleri gerekiyor. Çünkü karar vericilere bu yanlışlığı anlatmak ve ikna edebilmek, en azından Türkiye’de çok çok zor.

    Bu konuya değindiğiniz için ellerinize sağlık

  • Kaan Bingöl

    09 Mayıs 2012

    “Eğer sevdiğin işi yaparsan hayatta bir gün dahi çalışmamış olursun” -Konficyus

  • dincer salih kurnaz

    09 Mayıs 2012

    Selam
    Bence bir programcı, proje yöneticisi olmayabilir ama proje yönetimi hakkında bilgisi olması gerekir.

  • Şaban Ulutaş

    09 Mayıs 2012

    Üstad güzel yazı olmuş, aynı fikirdeyim.

  • Taner

    10 Mayıs 2012

    Programcılar Mutlu Değil – başlığı altındaki sebeplerden dolayı insanlar yönetici olup bu kadar sıkıntı çekiyorum madem hiç olmazsa parasal olarak karşılığını alayım demek zorunda kalıyor. Geri kalan kısma aynen katılıyorum.

  • Özcan Acar

    10 Mayıs 2012

    Yorum yapan okurlarima cani gönülden tesekkür ederim. Daha fazla yorum görmek istiyoruz :) Fikirlerinizi bizimle paylasin.

  • Muhammet EMEK

    14 Mayıs 2012

    Yazılarınızı dikkat ve beğeni ile takip ediyorum, çok da faydalı buluyorum..

    Arkadaşlarla aramızda 40 yaşından sonrada mı kod yazmaya devam edeceğiz diye konuşuyoruz, haliyle biraz karamsarlık oluşuyor. Çevremizde insanlar genellikle 35 – 40 yaşından sonra yöneticilik yapıyor.. Aktif olarak yazılım yapan yok denecek kadar az.. Herkes de yöneticilik yapacak diye de bi kaide yok sonuçta :)

    Daha sonra toplantıda karşılaştığım IBM den gelen 50 – 55 yaşında hala yazılım yapan Distinguished Engineer, yazılımda yaş sınırı olmadığını anlamamı sağladı. Adam hala aktif olarak yazmaya devam ediyor.

  • Ömer ÖZKAN

    21 Mayıs 2012

    Bu konuda gerçekten bir umutsuzluk içerisindeydim. Fakat yazınız bunu ortadan kaldırdı. Yazılım yapmayı gerçekten çok seviyorum. Kendi bölümümde bile yazılım dersleri dışındaki dersler beni oldukça mutsuz ediyor. Sanırım ben de sürekli yazılım yapmak istiyorum :)

  • Burak

    19 Kasım 2012

    Özcan merhaba,

    Yine çok güzel ve ince bir konuya değinmişsin. Eminim bu konuyu her programcı ve yönetici kendi içinde çok defa değerlendirmiştir. Öyle bir konu ki, insanların bunu takım arkadaşları ile bile konuştuklarını sanmam. Programcı olarak kariyere devam etmek hakkındaki yorumlara %100 katılıyorum. Gün geçtikçe ülkemizdeki yazılım şirketlerinde yönetici rollerine denk uzman roller oluşuyor. Bu çok sevindirici ancak gerçekten işin mutfağından gelmiş, liderlik vasıfları kuvvetli, yenilikçi, motive eden bir yönetici ekibinin başarısını katlayabiliyor. Bununla birlikte illa ki ekipten birileri yönetici olabilmeli değil mi? Yoksa ekip dışından gelmiş, teknikten anlamayan bir yönetici ile çalışmak hiç de hoş olmasa gerek… Benim düşüncem bu konuda tek bir doğru yok, kişi hangisini sevecekse onu yapmayı hedeflemeli.

    Selamlar.

  • İbrahim Gündüz

    07 Aralık 2012

    Öncelikle Özcan hocam fark etmişsinizdir. Kendimde dile getirdim, sitenizi alt üst ediyorum. Her gün 2 3 belki de 4 5 yazınızı okuyorum. Hepsini birden okumak istemiyorum. Zamana yaydım. Çünkü motivemi arttırıyorsunuz. Nedeni ne diye soracak olursanız. Şu fikirdeyim, sizin ile düşüncelerimiz aynı; bende siz gibi düşünüyorum. Hemde her yazınız için…
    Yazılarınızı zamanla tekrar tekrar okumak istediğimide belirtmek istiyorum. Veri tabanınıza sahip çıkın aman :)

    Mevzuya gelirsek, her zaman olduğu gibi uzunca bir düşüncelerimi ekleyeceğim. Tamda bu gece bu düşünceleri sorguluyordum. Hatta kendi blogumda küçük bir yerde ele aldım. SOn zamanlarda programcıları girişimci olmaları konusunda teşvik ediyorlar. Bilmem siz ne düşünüyorsunuz. Ama ben bu girişimci teşvikini doğru bulmuyorum. Çünkü fark ettim ki, kendimde dahil olmak üzere çevremde ki arkadaşlarımında bir anda kendimizi girişimci olmalıyız, iş kurmalıyız gibisinden düşüncelerdeydik. Ama sonra fark ettik/ettim ki, bu asıl bizim olmamız gereken programcı noktasında geridebırakacaktı. Sebeb olarak, programcılık noktasını para kazanmak ile özdeşleştirip, gereken önemi veremeyecektik. Belki zengin olacaktık ancak program yazmayı sevenler için yazması gereken, öğrenmesi gereken için daha az zaman ayrılacaktı.

    Ben işte tamami ile bu yazınızdan sonra bu işe dur dedim. Ben programcı olacağım ve kod yazacağım. Yeni algoritmalar geliştireceğim. Benden sonraki programcılara değer katacağım.

    Birde şöyle bir düşünce var, programcı alıyor üç kuruş patron alıyor bilmem ne kuruş. Yani işin kaymağını patronun yediği düşüncesi de var. Böyle düşünenlere programcı olmayı bırakıp girişimci olmayı önerebiliriz. Tabi o işi seviyorsa….

  • ahmet alp balkan

    18 Nisan 2013

    “Üniversitede eğitimini almadığım birşey nasıl olabilirim?” den sonrasini okumadim, cok uzucu bir yaklasim.

  • Muharrem Taç

    20 Nisan 2013

    Hocam yazdıklarına katılmakla beraber, bazı programcıların yönetici olması gerektiğini düşünüyorum. Programcılıktan gelmeyen yöneticiler ile bu zamana kadar hiç hoş anılarım olmadı.

  • Ahmet Eyüp

    27 Nisan 2013

    @ahmetalpbalkan, Söylediğin şey tartışılmaya değer olsa da aslında senin yaptığının da pek doğru bir yaklaşım olduğu söylenemez. Sektördeki bir çok insanın onaylayacağı tespitleri, bu yaklaşımla bir çırpıda silip atmışsın.

Bir Cevap Yazın